Kadir gülbayın köşe yazısı

Kadın Çıplak!

Evet, yanlış duymadınız: Kadın çıplak!
Durun yahu… Öyle düşündüğünüz gibi değil.
Bu satırları yazarken, eminim ki bazılarınızın aklına anında sarı kırmızı puntolarla şok şok şok yazılı internet manşetleri geldi. Çünkü artık kadın kelimesinin yanına çıplak kelimesini koyduğunuzda, gerisi zaten tıklanma garantili bir trafik festivali oluyor.

Peki mesele gerçekten çıplaklık mı, yoksa bizatihi bu kelimenin pazarlama gücü mü?

Son zamanlarda sokaklarda, özellikle yaz aylarında, yarı çıplak giyinme yarışları almış başını gidiyor. Gençler arasında moda dediğimiz şey, artık kumaş miktarıyla ters orantılı çalışıyor, Ne kadar az, o kadar trend. Eskiden kıyafetler dikiş sayısıyla övülürdü, şimdi ise, kaç santim kaldı? diye ölçülüyor. Üstelik sadece gençler değil, orta yaş grubu da ben de varım dercesine bu yarışa katılıyor.

Bunu gören toplum üçe bölünmüş durumda

Bir grup diyor ki, Bunun sebebi hükümet, değerler erozyona uğradı!

Diğer grup diyor ki, Sosyal medya bizi bozdu!

Bir başka grup ise, Para için her şeyi mubah gören reklam sektörü ahlaki çöküşün baş aktörü!

Haklılar mı? Eh, her biri biraz haklı. Ama asıl trajikomik nokta şu Hepimiz bu durumun hem mağduru, hem seyircisi, hem de gizli destekçisiyiz.

Bıktık bu yarı çıplaklardan! diyen gözler…

Dikkat edin, sokakta açık giyinen birini görenin bakışları iki aşamalıdır

Önce tam boy tarama.

Sonra öfke dolu yorum: Yazıklar olsun, iyice arsızlaştılar!

Ama o ilk bakış? İşte orada samimiyet testi yapılır.
Aynı kişiler sosyal medyada göğüs dekolteli bir reklam gördüğünde Allah ıslah etsin deyip hemen takip et butonuna tıklar. Çünkü ahlak, ekran karardığında daha güçlüdür ekranda parlak ışık varken biraz esnekleşir.

Kılıf Kıyafet Serbestliği

Ortaöğretim çağındaki öğrencilerin kıyafetleri ise başlı başına bir milli proje gibi. Etek mi şort mu belli değil, tişört mü pijama mı anlaşılmıyor. İç çamaşırının, dış giyim olarak kullanılması artık kimseyi şok etmiyor. Çünkü biz şoka bağışıklık kazandık.

Eskiden kötü söz söyleyen çocuğa Ağzına acı biber sürerim diyen anneler vardı. Şimdi o çocuklar biberi burgerin içinde yiyor, üzerine Oha lan! diye story atıyor.

Reklamların Altın Kuralı Kadın Varsa Satar!

Televizyon reklamlarında hala geçerli olan bir altın kural var
Ürün ne olursa olsun, yanına güzel bir kadın koy.
Bulaşık deterjanı, araba lastiği, hatta vida satıyor olsanız fark etmez.
Çünkü bizde çıplaklık tepki çeker, tepki çektiği kadar da izlenir.

İronik değil mi?
Bir yandan Ahlak elden gidiyor diye yaygara koparıyoruz, diğer yandan o ahlaksız dediğimiz içeriği milyonlarca kez izleyerek viral yapıyoruz.

Kadın Çıplaksa? Sen Yaptın Bunu.

Bu satırları kadın çıplak diye okuyan, bu başlığa tıklayan, hatta şu an hala okumaya devam eden sen… Evet, sen bu sistemin yakıtısın.

Çünkü mesele sadece kıyafette değil, zihniyette.
Ahlak, kumaşla değil, bakışla başlar.
Bir toplum, kendi göz zevki uğruna kendi değerlerini yemeyi seçerse, sonunda hem gözü hem vicdanı körelir.

Kadın çıplak olabilir. Erkek çıplak olabilir. Ama asıl çıplaklık, utanma duygusunun soyulmasıdır.
Ve biz şu an, üstümüzdeki son değer katmanlarını kendi elimizle çıkarıyoruz.

Allah hepimizi giyindirsin.
Önce bedenimizi, sonra vicdanımızı.

Kalın sağlıcakla…

kadirgulbay
Author: kadirgulbay