Kadir gülbayın köşe yazısı

“İşimiz Hayır Değilki Akıbetimiz Hayır Olsun”

Bugün işyerinde otururken, mahallemizin camiinin eski ve yeni imamı ziyaretime geldiler. Allah için söylüyorum, ikisi de öyle güzel insanlardı ki… Gönlü geniş, dili tatlı, yüzü nur dolu… Oturduk, sodalarımızı içtik, güzel bir muhabbet koyduk ortaya.

Söz döndü dolaştı yine insana geldi. Hatalarımızdan, gafletimizden, kendimizi düzeltme mecburiyetimizden konuştuk. Hocalardan biri bir cümle söyledi, dilinden değil de yüreğinden döküldü sanki:
“İşimiz hayır değil ki, akıbetimiz hayır olsun.”

O anda kafamda bir şeyler canlandı. Kalbime dokundu o söz.
Dedim ki kendi kendime, “bu cümle aslında hepimizin aynası.”

Aldım elime kalemi, kağıdı önüme koydum. Yazıya niyet ederken “hoca bize söyledi sanmayın, laf hepimize” dedim. Kalpten geleni, kulağımda kalanla birleştirip döktüm satırlara. Şimdi sıra sende…
Oku, ister al içine sindir, ister kenara bırak. Ama unutma:
Bu yazı bir cümleyle başladı, belki senin içinde de bir şeyleri başlatır.

Daha besmele çekmeden söyleyeyim: İşimiz yamuk. Lafı evirip çevirmeye, üstünü şekerlemeye gerek yok. Zira millet olarak şekeri fazla kaçırmışız, ağızda tat var ama kalpte acı. Herkes bir işin peşinde ama niyetine bak, içinde hayır yok. Herkes “ben iyi insanım” diyor ama etrafa bak, iyilikten eser yok.

Efendimiz (s.a.v) buyurur:
“Ameller niyetlere göredir.”
Peki bizde niyet var mı? Var elbet ama çoğu bozuk. Hayır görünür ama içi çürük. Sanki herkes rol yapıyor, kimse olduğu gibi değil. Herkes “el alem ne der” peşinde, Allah ne der, kimse umursamıyor.

Dürüstlük Mü? Unuttuk Gitti…
Eskiden söz namustu, şimdi notere gidip on kere imzalasan da güven yok. Kimsenin ağzından çıkanla kalbindekinin tuttuğu yok. İki gün sonra selamı kesen, dünkü kardeşine bugün düşman kesiliyor.

Hani Efendimiz ne buyurdu:
“Bizi aldatan bizden değildir.”
E peki, bi/z bugün kimi aldatmıyoruz ki? Alışverişte tartıyı, dostlukta samimiyeti, ibadette niyeti, yolda yürürken selamı… Hepsi göstermelik olmuş. “Gönül işleri” yerine “gösteriş işleri”nin peşindeyiz.

Kul Hakkı Her Yerde
Sadece para çalmakla kul hakkı yenmez. İnsan hakkı çiğnemek, yalan söylemek, dedikodu yapmak, birinin yüzüne gülüp arkasından kuyusunu kazmak da kul hakkıdır. Bu işin affı da öyle kolay değil. Allah affeder de, kul affetmezse o mesele kıyamete kalır.

“Kul hakkıyla bana gelmeyin” demiş Rasulullah.
Ama bizim millet kul hakkını cepte sanıyor.
“Ben orucumu tuttum, namazımı kıldım” diyor da, kimsenin kalbini kırmış mıyım, kimseye haksızlık etmiş miyim, bakmıyor.

Samimiyet Kayboldu
Gülüşler sahte, selamlar zoraki, dualar bile kopyala-yapıştır. Kalpten çıkan söz yok. Sohbetler şen ama ruhlar kurak. Ne birinin derdini dert ediniyoruz ne de biriyle hasbihal ederken gerçekten dinliyoruz.

Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştu:
“İmanın en üstünü, Allah için sevmek ve Allah için buğz etmektir.”
Bizde sevgi menfaate göre, buğz ise kıskançlıktan. Allah rızası için yapılan iş sayılı.

Tembellik Süslenmiş
Çalışmak ayıp olmuş, elin ekmeğine göz dikmek alışkanlık olmuş. Herkes kısa yoldan zengin olma derdinde. Helal kazanç, alın teri unutulmuş. Dürüst adam saf sanılıyor, üçkâğıtçıya “zeki” diyorlar. E bu kafayla nasıl hayır gelsin?

Efendimiz ne diyor?
“Hiç kimse, kendi elinin emeğinden daha hayırlı bir lokma yememiştir.”

Ama biz başkasının emeğine göz dikmişiz. Herkes bir kenardan kıvırmanın, kaytararak kazanmanın yollarını arıyor. İş yapana değil, laf yapana prim veriliyor.
Bak kardeşim…
Bu yazı sana dokunduysa, demek ki içinde hâlâ bir kıpırtı var.
Demek ki henüz her şey bitmiş değil.
Ama şunu bil:
İşimiz hayır değilse, akıbetimiz de hayır olmaz.
Dünyada yapmacıklıkla belki üç-beş kişiyi kandırırsın ama mahşerde herkes çıplak kalacak; niyetler, kalpler, ameller dökülecek.

Bu yüzden ne iş yapıyorsan yap, içine hayır kat.
Birine selam mı vereceksin? Samimiyetle ver.
Bir hayır mı yapacaksın? Gizlice yap.
Bir hata mı işledin? Dön ve özür dile.
Azıcık onur, azıcık vicdan, azıcık da Allah SEVGİSİ…
İnan yeter bize.

“Ey insanlar! Allah’a karşı gelmekten sakının ve her nefis, yarın için ne hazırladığına baksın.” (Haşr Suresi, 18)

Unutma:
Hayırda yarışmadıkça, hayırdan nasiplenemeyiz.
Ve biz bu kafayla gidersek…
İşimiz hayır değil ki, akıbetimiz hayır olsun.

kadirgulbay
Author: kadirgulbay