Kadir gülbayın köşe yazısı

Diplomasız! Diplomalılar…?

Bir sabah uyanıyorsunuz ve haberlerde şu başlık:
“Hakim, savcı, doktor, mühendis… Sahte diploma çetesi çöktü!”
Çayınız soğuyor, simidiniz boğazınıza diziliyor. Çünkü “çökertilen” sadece çete değil, bir ülkenin adalet, liyakat ve umut sistemidir.

Hani o meşhur söz vardır: “Bir toplumun çürümüşlüğü, sahte diplomalıların makamlarında; gerçek emekçilerin ise işsizliğinde gizlidir.”

Diploması Yalan, Görevi Yüksek

Sistemin içinden yardım almadan sahte diploma nasıl olur demeyin. Türkiye burası. Burası öyle bir ülke ki, e-devlet’teki başarı belgenize bile “noterde onaylat” derler, ama e-imzanız olmadan bilmem ne üniversitesinden doktor çıkabilirsiniz.

BTK başkan yardımcısından üniversite daire başkanına kadar nice e-imzalar çalınmış, sahte belgelerle devlete sızılmış. Haciz kaldırılmış, sınavlar geçilmiş, hatta akademik kürsüler bile sahte diplomalıların arpalığı olmuş. Bu ülke, “Profesörlükte kariyer değil, kartvizit önemlidir” evresine çoktan geçmiş.

Yıllardır böyleymiş diyorlar. 2010’dan beri aktifmiş bu yapı. Düşünebiliyor musunuz? 2010’da üniversiteye giren gençler şimdi, “Meğer ben değil, sahte diplomalı Ayşe müdür olacakmış” travmasıyla psikolog kapılarında. Tabi sahte diploması olmayan bir psikolog bulabilirlerse…

Ve Düzce…

Peki bu işin Düzce’si nerede?
Ah sevgili memleketim Düzce… Sana da düşen bir parça var bu rezaletten.

Düzce, yıllardır üniversiteleşme hamlesiyle övünüyor. Düzce Üniversitesi, bölgenin gözbebeği. Düzce’de lise bitirip sınavlara hazırlanan binlerce genç sabahlara kadar test çözerken, Ankara’da birileri Dark Web’den 500.000 liraya devlette iş garantili sahte diplomalar pazarlıyor. Çocuk sabah ezanında uyanmış, kahvaltı yapmadan deneme sınavına gidiyor. Ama öte yanda Makedonya’dan yada “Ege Üniversitesi mezunu” diye sisteme giren şahıs, Düzce Adliyesi’nde kadroya geçiyor.(Mesela) Hadi al da anlat çocuklara “çalışmanın erdemini”.

Sistemi Hacklemek mi? Yoksa Umudu hacklemekmi?

Bu işin bir hacker ayağı var diyorlar. E-imzalar çalınmış, sistem kırılmış…
Aslında sistemin hacklenmesi değil mesele; bu halkın adalet inancı hacklendi.
Emeğin kıymeti yerle yeksan edildi. “Diploma alayım da sahte olsun” cümlesi, “sıra bizde artık” coşkusuna dönüştü.

Ama esas sorun şu: Bu sahte diplomalılar sadece belge üretmemiş. Kariyer, kazanç ve kader dağıtmışlar. Bugün bir kamu kurumunda gördüğünüz her ikinci müdür yardımcısının diploması sorgulanabilir halde. Ve elbette Düzce’de de…

Bir Ülke Mezun Oldu – Gerçeklikten

Bugün Türkiye, liyakat denen kutsal müesseseyi mezara gömüyor. Başında hocalar değil, hoca taklidi yapanlar var. Diploması olmayan profesörler, diploması çalınmış gençlerin umutları üzerinde yürüyor.

Ama merak etmeyin. Bu ülkenin her köşesindeki Düzce’li bir genç, hâlâ kitap başında, hâlâ emek veriyor. Sahte diploma düzeni onun alnındaki teri silemez. Ama eğer bir gün, o çocuklar da umudunu kaybederse, işte o zaman devletin değil, ülkenin mezuniyet belgesi iptal edilir.

Ve not düşelim:
Bu yazıyı yazan kişi, gerçekten mezun, ve sahte diploma almadan bu harfleri dizdi. Belki tek avantajı, bu yazının sonunda e-imzasını kullanmak zorunda olmaması.

Kalın sağlıcakla…

kadirgulbay
Author: kadirgulbay